(15.02.2009 20:30)vaha Yazılan: Yazıları sansürlese idim linkini belirtmeden sadece alıntı diye geçiştirirdim.
Ayrıca bu konu içerisinde Münevver Hanım'ın sorularına rastlamadım. Bu konuda var olan sorular Zümrüt Hanım'a ait. Bir ara o konuya da çalışırsam yazarım daha doğrusu alıntılar yaparım.
Merak ettim bu alıntılar içindeki yanlışlıklar neler, söyleyebilir misin? (Tamamen bilgilenme amaçlı bir soru...
)) Evet, doğrudur, asıl soruyu soran Zümrüt Hanımmış; hemen arkasından Münevver Hanımın da espirili takviyesi geldiği için yanılsama olmuştur da; sonuçta soru sorulmuş cevap yazmamışsın..
Bana da cevap yazacağına soruyla karşılık vermişsin; yani, "beni, google zahmetinden kurtar, sen cevabı yazar mısın?" demiş oluyorsun..
Oysa, benim sana ne demek istediğim de, senin sorunun cevabı da yazımın içindedir; biraz kafanı yor yav!.. Emeğin geçsin; korkma günah olmaz (ben demedim, alıntıladığım filan söylüyor) vb. demelere sığınmayı terk et, kendi dağarcığındaki emeğinle açıl biraz..
Gelişirsin bence..
Tarihin derinliklerine inildiğinde bu vatanın (toprakların) gerçek sahibi biziz (yani Kürtlerdir) tezini aynen yahudilere de uyguladığını görmemem mümkün değildi (yanılıyor olabilir miyim?).
Siz gelişe durun ben almıyım.
Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.
(15.02.2009 23:21)vaha Yazılan: Tarihin derinliklerine inildiğinde bu vatanın (toprakların) gerçek sahibi biziz (yani Kürtlerdir) tezini aynen yahudilere de uyguladığını görmemem mümkün değildi (yanılıyor olabilir miyim?).
Siz gelişe durun ben almıyım.
Evet, %100 yanılıyorsun; aklımdan bile geçmemişti .. Sen, kafandaki, (kendini ona şartlandırdığın) "ben"i silmedikçe de hep yanılacaksın..
Ancak, senin cin'in "Kürt" olmalı; bu kelimenin geçtiği her konuda cinin tepene çıkıyor; gardını alıyorsun ve hep bir saldırı gelecek endişesini yaşıyorsun.. Senin gelişmeni etkileyen etken bu (mu?).
Senin politikanın tek yüzü yoktur; kaç yüzü oluyorsa, keyfine kalmış bir şey..
Haa, geliş derken, bana göre geliş demek istemedim, kendine göre de olsa geliş ki artıların olsun..
Almıyorsan, zorla gelmez korkma; bilgi talep edene gider..
(15.02.2009 18:16)SERTAC Yazılan:
... Araplar işgal edince oraya(460 yıl) adalet götürmüş oluyor; Osmanlılar işgal edince (üstelik müslüman Arapların elinde iken) oraya(400 yıl) adalet götürüyor da neden Yahudiler, bir türlü rahat edememişler de, dünyanın her tarafına savrulmuşlar belli mi acaba?!
Dünyalılar, onları insandan saymıyor muydu?
Yahudilerin, bu dünyada bir toprakları yok muydu; ta Hz. Davut zamanından bu yana acaba?
...
Eminim, şu "hain" google, sana Kürtlerin toprakları Kürdistan'ın işgal ve ilhak ediliş tarihi süreci ve serüveni hakkında ...
Bu cümleler bana öyle düşündürdü, yanlış düşünmüş olmama sevindim.
Peki o zaman daha önceki mesajında ne demek istedin? (Bunu bir bilgi talebi olarak değerlendirmeni istirham ediyorum. )
Not: Gelişme kişinin kendine has bir olgudur zaten, başkalarıyla alakalı bir durum değilidir. Kimine göre gelişme olan şey bir başkası için gerileme olarak değerlendirilebilir.
Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.
(16.02.2009 09:06)vaha Yazılan:
Peki o zaman daha önceki mesajında ne demek istedin? (Bunu bir bilgi talebi olarak değerlendirmeni istirham ediyorum. )
Yani, sende gözlemlediğim; sen, hep olaylarda çifte standartlısın demek istedim; gözünün önündeki olgularda (Kürt sorununda) bize maval okuyorsun ki, kafalar karışsın; uzağımızdaki olgulara, dramatik ve hazin bir kaval çalıyorsun ki ciğerimiz, (kendimizi unutsun, sadece uzaktakilere) yansın..
Böyle dediğimizde de; "vayyy, demek ki, sen oralara yanmıyormuşsun, senin dediğin etnik milliyetçiliğe girer" diye mesajımızı ters yüz etmeye çalışıp, mesajımızdaki hedefi saptırıveriyorsun..
Şimdi burada da, niyetimi anlamazlıktan gelip, başka bir soruyla işin içinden sıyrılma yoluna gideceksin.. Yine başa dönmüş olacağız ve birbirimizden hiç bir şey anlamamış olacağız...
(19.02.2009 00:16)vaha Yazılan: Anladım canım, o kadar da anlayışsız değilim. Başka sorum yok.
Ne demek, sana, "anlayışsızsın" diyemem zaten; sen, beni hep anlardın (ve hep anlamazdan gelir, dolanbaçlarda beni yorardın )
Soru sorma (sorun oluyorsun); cevap olursan, yorum (o)luyorsun-dur..
Aslında, seninle onlarca noktada ortaklaşıyoruz gibi; dediğim noktaya gelince, hepsine tekme vuruyorsun, gibi oluyor.. Sonra, irkilmeme neden oluyorsun; harcadığımız emekler nereye gitti, demeye başlarım kendi kendime..
Umrarım bir yerden filizlenir de, yüzümüzde güller açılır..
Sertac'ın söylediklerine katılıyorum,
Vaha her zamanki gibi google abisini devreye sokup, kafaları karıştırıp bizleri işin içinden çıkamaz hale getirmeye çalışmış. Benim buradaki yazılarım okuduklarımdan, dinlediklerimden, öğrendiklerimden damıttığım bilgilerle kendime ait kurduğum cümlelerden oluşuyordu.
Karşıma, birbirinden bağımsız olarak google abiden derlenmiş yazılar yorumsuz olarak sunulunca insan nereye cevap vereceğini ve hangi konu üzerinde durulduğunu sapıtıp, en sonunda da kısa devre olup kafamdan dumanlar çıkarken error vereceğimi düşünüyor herhalde ))) (Bu cümlede bir garip oldu, dumanlar çıkmaya başladı galiba )
Neyse, Zümrüt'ün konudaki soruları tavanda facoult sarkacı gibi salınıp dururken cevap yazmazsam gözüm açık gidecek ))
Vaha'nın birinci alıntı yazısına bakarsak, yani Vahdet sitesinden derlenmiş olan, aslında yazının başında şöyle bir cümle var "Filistin meselesinde bir çok insan şunu söylüyor : "Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar?" Acaba ben bu şekil düşünen bir insana nasıl karşılık verebilirim?"
Yani o yazı bu soruya cevaben yazılmış. Bu ülkede Filistin ve Araplar için söylenilen böyle bir yalan var ve bunun düzeltilmesi için bir avuç insan mücadele vermeye çalışıyor. Tıpkı bu ülkede başka etnik halklar için söylenilen başka yalanlar olduğu ve onların düzeltilmesi için de yine bir avuç insanın mücadele etmesi gibi...
Her ne kadar bu kısmı alıntılamak Vaha'nın hoşuna gitmemiş olsa da, bu tezin olduğunu ve yıllardır bu ülkede işlendiğini unutamayız. Diyelim ki artık bu, Osmanlı'ya ihanet hikayesinin miadı doldu. Pekala biz, hiç Filistinden tehcir ettirilen Araplar'ın durumunu konuşabiliyor muyuz? Osmanlı devletinin yüce paşası (!) Cemal Paşa'dan bahsediyorum. Daha evvel bir başka konuda biraz değinmiştim sanırım.
Şimdi puzzleyi yeniden kuralım. Filistinliler Osmanlı'ya ihanet etmediler, hatta 1.Dünya savaşında Osmanlı saflarında İngilizlere karşı savaştılar, vatanlarını ve Osmanlıyı korudular. Bir kere bu bilgiyi kafamıza yerleştirmemiz lazım. Burada zihnimize yerleştirilmiş bir tarihi yalanı değiştirmemiz gerekiyor. Beyinlerimizi resetlememiz lazım.
Bundan sonrasında ise bu ülkede hiç gündeme getirilmeyen (sağcıcı-solcusu-liberali dahil) bir bilgiyi de beynimize yüklememiz lazım. Aslında Osmanlı saflarında savaşan Filistin halkına belki de ilk tehciri Osmanlı devleti uygulamıştır ve Cemal Paşa halkın canına okumuştur. Onları Filistin'den Anadoluya doğru sürgün etmiştir.
Bu bilgileri de beynimize yerleştirerek ikinci bir tarihi yalanı daha yıkmış oluyoruz. Osmanlı kimseye zulmetmemiş değildir, Cemal Paşa ve diğer İttihatçıların tüm yaptıkları Siyonizm ve İngilizlerin işine yarayacak icraatlar olmuşlardır. Osmanlıya en çok ihanet eden ve Osmanlıyı yıkanlar da bu İT taifesidir.
(15.02.2009 14:31)vaha Yazılan: Bu da demek oluyor ki; birileri senin toprağına (ülkene) göz koymuş ise senin toprağını satman ya da satmamam pek bir şeyi değiştirmiyor. Hedeflerine bir şekilde ulaşıyorlar.
Bu açıklamayı, işin ucu Akpye dokununca Vaha'nın kıvrak U dönüşü olarak tanımlıyorum ))
Dünlere kadar işlenilen Filistinliler toprak satmışlardır tezi, Türkiye'de satılan topraklar gündeme gelince bir anda dönüşüm geçirerek, satsan da satmasan da bir anlayışına değişiveriyor )) Hey maşallah, sevsinler sizin ilkeseliğinizi )))))
Bu konuda mı, başka bir yerde mi yazdım hatırlayamadım ama bir yerlerde toprak satışıyla ilgili şöyle bir cümleler kurmuştum. "Filistinliler toprak sattı denilince sanılıyor ki; vatandaşlar, akın akın gidip ellerindeki toprakları, malları mülkleri haraç mezat satmışlar, savmışlar. Sanki böyle bir furya başlamış da tüm halk ne var ne yok vermiş gitmiş Yahudilere... Halbuki böyle bir şey söylemek mümkün değildir vs"
(22.02.2009 12:43)vaha Yazılan: Sözün özü, İsrail’in Arap Filistin’indeki şu anki işgalini meşru kılacak tarihte ne akli ne de yasal bir temel yoktur… Hatta kendi dinlerinde bile..
Malcom X (1964)
Bu cümleyi aslında sadece İsrail için değil dünyadaki pek çok yer için, pek çok devlet için söyleyebiliriz. Tabi bu takdirde ipin ucu iyice kaçar, kimlerin kimin toprağını işgal etmeye hakkı var ki?! Öyleyse fetih adı verilince işgal olmuyor mu?
İsrail de kendi dini inancına göre fetih yapıyor ve kutsal inancına göre bölgeye barış ve huzur gelebilmesinin yegane yolu İsrailoğullarının vaad edilmiş vatanlarına dönmeleri ve barış ve istikrarı sağlamalarıdır. Adamlar bunun için mücadele verip duruyorlar.
Sen ya da ben buna katılmıyor olabiliriz ama adamların söylemleri ve eylemleri bu; senin benim doğrum da onlara eğri geliyor. Ne olacak şimdi ))
Bizi rahatsız eden şey; yahudilerin bölgede olması mı, yoksa İsrail'in bölgeyi kana bulaması mı?
Cevabımı peşin peşin vereyim; beni rahatsız eden şey, İsrail'in bölgeyi kana bulaması ve vampir gibi davranması. İstikrarın ve barışın adresi olarak tek kendi yaptıklarının doğru olduğuna dair saplantısı. (Bu saplantı bana bir yerlerden tanıdık geliyor, o da ayrı mevzu ))
(13.02.2009 14:47)zümrüt Yazılan: Çok merak ediyorum Vaha umarım cevaplarsın. Filistinin işgal tarihiyle oldukça ilgili göründüğün için soruyorum. Türkiyede ne kadar toprak satıldı biliyor musun? Cevap verirsen sevinirim. Gap bölgesinden 2004te satılan toprakları soruyorum. Bir de Urfadaki İtalyan hastanesi hakkında bilgi alabilir miyim? Çalık grubunun Ceyhan-Aşkelon boru hattı projesinden son durum nedir, söyleyebilir misin?
Fazla vaktim yok ve detaylı açıklamalar için yetersiz kalabilirim. Ama yine de bu konuları pas geçmemek için bir giriş yapmak istiyorum. Sorular Vaha'ya sorulmuş ama bizim tembel öğrenci çalışıncaya kadar develer hendek atlayacak )))
Türkiye'de toprak satışı konusunda bir söylenti var. Bu konuda hiç bir yetkiliden ciddi bir açıklama duymadık. Toprak satışına izin veren bir takım kanunların çıkarıldığını biliyoruz. Bu kanunların detayı nedir, toprak satımı yüzde ne kadar olabilecektir gibi hususlarda malesef hükümetten net bir açıklamayı duymadık. (Ya da benim haberim olmadı) Halbuki bu ciddi bir konudur ve şeffaflık varsa ve hükümetin gizleyecek bir şeyi yoksa açık açık bunları kamuoyuna göstermesini dilerdim.
GAP'ın İsrail ile olan bağlantılarını eskiden bilmiyordum. Ben de saf saf Gap projesi iyi bir şey sanıp, yatırım yapılıyor diye seviniyordum (tabi eskiden) Son zamanlarda biraz araştırınca Gap içerisindeki projelerin uygulayıcının hep İsrail olduğunu görüyoruz. Nedense bu bölgeyi pek seviyor İsrail dostumuz, bu nedenle Demirel ile basılan düğme, Özal ile devam edip, şimdi de Akp önderliğinde gül döküyor İsrail yollarına... Detaylar için devletin resmi Gap sitesine bakılabilir, detaylara gözatılabilir, mühendis olarak Vaha bu işlerden daha iyi anlar sanıyorum )
Urfa'da başbakan tarafından açılan İtalyan hastanesinin hastalarının İsrailli hamile kadınlar oldukları ve Türkiye'de doğum yaparak, doğan çocukların nüfusta Urfa-Türkiye görünmesini sağladıkları söyleniyor. Bu konuda Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bir takım soruları vardı ama hükümetten bu konularda da net bir bilgi geldiğini, bir açıklama yapıldığını duymadım.
Gelelim en çok çalıştığım Ceyhan-Aşkelon boru hattı projesine ))
Valla çok çalışmıştım ama kopyalarım olmadan aklımda neler kaldıyda artık onlarla yazacaz bir şeyler... Bu proje sayesinde Ortadoğu ve Asya petrolleri bir boru hattı ile İsrail'e bağlanıyor. Ticaret tabi dediniz değil mi ))) Sizi gidi sizi... Tabi ticaret de, işin içindeki bitler ne olacak?
Bu hat anladığım kadarıyla bir uctan bir uca olacak, ortadaki Türkiye limanları hoop devredışı kalacak. Çünkü petrol bir hat içerisinde direk İsrail'e akacak. Tabi detayları bilemiyorum, zaten kim biliyor ki (İsrail ve derin Türkler ile beyaz Türkler dışında)
Anladığım kadarıyla ve sade bir vatandaşın anlayabileceği şekilde açıklamaya çalışacam. Bu proje BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi içerisinde, hani bir diğer adıyla Büyük İsrail Projesi de deniliyor. İsrail, bölgedeki tüm zenginlikleri elinde toplayacak konuma geliyor, zaten derdi de bu değil mi? Tröst olacak, tek devlet...
Son günlerde Türkiye'nin orasından burasından petrol çıkmaya başladı, bir anda fışkırıyor da fışkırıyor, nasıl olduysa )) Bölünmez bir bütün olan yüce devletimizin tabiri ile Kuzey Irak denilen, coğrafi adı Güney Kürdistan olan bölgenin böylesine çok ciddi projelere ev sahipliği yapması o bölgeler için işlerin şansa bırakılamayacak kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Tabi kim açısından İsrail açısından.
Bizim yüce ve bölünmez bütün devletimiz uğraşa dursun yok Kürtçe konuşmaydı, yok kabile reisi Barzaniydi, yok bunlar aşiret de falan da filan da diye... Bizler din kardeşlerimizle ırk kavgası ederken, dil kavgası ederken elin İsraili ata binip Üsküdar'ı çoktan aşıyor bile... Bu kazın bir ayağı...
Gelelim diğer ayağına. Bu boru hattı projesini kim yapıyor: Çalık grubu. Kim bu Çalık?
Akpnin başbakan ve cumhurbaşkanı düzeyinde yurt dışında ihalesini takip ettiği, başbakanın damadının başına müdür olduğu ve İsrail ile ilişkileri iyi düzeyde olan, kısacası iktidarla-sermayenin-devlet yönetimiyle-ticaretin kol kola girdiği, iç içe geçtiği bir durum. Şuradan bazı bilgilere ulaşılabilir, hafızalar tazelenebilir.
Başbakan'ın meydanlarda "Büyük düşün seeen Türkiyesin" şeklindeki Erbakanvari yeminleri çınlayadursun Ceyhan'ın nasıl canına okunduğuna dair bilgileri de şuradan görebilirsiniz. Bu sitedeki bilgilerin neye, kime hizmet için olduğunu henüz tam kestirebilmiş değilim ama bilgi neredeyse onu almak ve kendimizi geliştirmek için gözatılabilir.
Bir de bu petrol hattının haritasına filan bakılırsa sınırlar nerelermiş, kırmızı çizgilermiş filanmış baya güzel bir ortaya çıkıyor. Pkknın eylem hattını da bu hat ile bir araya getirip bir bakmak lazım.
Bizler din kardeşlerimizle kavga gürültü etmek için uğraşırken, Diyarbakır zindanından gerilla yetiştirmek için darbeler yaparken, Bölgesel Kürt devletinin adını anmak bile dudaklarımızı uçuklatırkengelecek günlerde olacakları düşününce, o günlerde bilemiyorum Türkiye halkı ne diyecektir. Çok merak ediyorum. Tabi bu gelecek günlere kendi elleriyle gittiklerini bilemiyorum anlayabilecekler midir?
Ayrıca şuradan da petrol boru hatları hakkındaki çeşitli bilgilere ulaşılabilir.
(Bu Mesaj 27.02.2009 21:01 değiştirilmiştir. Değiştiren : münevver.)
(27.02.2009 19:32)münevver Yazılan: Vaha'nın birinci alıntı yazısına bakarsak, yani Vahdet sitesinden derlenmiş olan, aslında yazının başında şöyle bir cümle var"Filistin meselesinde bir çok insan şunu söylüyor : "Onlar Osmanlı'ya olan ihanetlerinin ve para için topraklarını satmalarının cezasını çekiyorlar?" Acaba ben bu şekil düşünen bir insana nasıl karşılık verebilirim?"
...
Her ne kadar bu kısmı alıntılamak Vaha'nın hoşuna gitmemiş olsa da, ...
Alıntılara bakıldığında zaten yukarıdaki cümleyi açıklayıcı olduğu çok rahatlıkla anlaşıldığını ya da objektif bakanlarca görüldüğünü düşünüyorum. Başka bir konuda sitedeki arkadaşlardan biri "onlarda topraklarını satmasaydı" diye bir cümle kurmuştu. Ben de o cümleye istinaden googlede neler var diye baktım ve bu bakış açısına sahip olanların bakış açısını yeniden gözden geçirmeleri için de okuduğum yazılardaki konuyla alakalı (yani filistinliler topraklarını sattı düşüncesiyle alakalı) kısımları buraya ekledim.
Lakin niyet halis olmayınca sanki farklı bir düşünce ile (bu düşüncenin ne olabileceği hakkında en ufak bir tahminim bile yok.. ) eklemişim gibi algılanmış. Üzücü..: (((
Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.
(15.02.2009 14:31)vaha Yazılan: Bu da demek oluyor ki; birileri senin toprağına (ülkene) göz koymuş ise senin toprağını satman ya da satmamam pek bir şeyi değiştirmiyor. Hedeflerine bir şekilde ulaşıyorlar.
Bu açıklamayı, işin ucu Akpye dokununca Vaha'nın kıvrak U dönüşü olarak tanımlıyorum ))
Dünlere kadar işlenilen Filistinliler toprak satmışlardır tezi, Türkiye'de satılan topraklar gündeme gelince bir anda dönüşüm geçirerek, satsan da satmasan da bir anlayışına değişiveriyor )) Hey maşallah, sevsinler sizin ilkeseliğinizi )))))
...
(13.02.2009 14:47)zümrüt Yazılan: Çok merak ediyorum Vaha umarım cevaplarsın. Filistinin işgal tarihiyle oldukça ilgili göründüğün için soruyorum. Türkiyede ne kadar toprak satıldı biliyor musun? ...
Bahse konu açıklamam(!) (düşüncem) Zümrüt Hanım 'ın yukarıdaki mesajında vermek istediği mesaja dair idi. Yukarıdaki mesajda; Filistinliler topraklarını sattı bak ne hale geldi şimdi senin ülkenin de toprakları satılıyor bundan haberin var mı? deniliyor gibiydi.
Ben de google amca sayesinde (Filistin açısından) olayın doğrudan toprak satışıyla alakalı olmadığını alıntılarla ifade edip sonuç olarak o düşüncemi yazdım.
Bu aralar ilkeselliğe taktınız,illa olayı çarpıtacaksınız.
Not: Bana sorsalar ne toprak sattırırım, ne de hayati önem taşıyan malzeler hariç (ki en kısa zamanda o malzemeleri kendi ülkemde üretme gayreti içinde olurdum) ithal malzemenin yurda girişine izin verirdim. Toparağımı kendi tohumumla eker, kendi yağıyla kavrulan bir ülke olarak ayaklarımın üstünde dimdik durmaya çalışırdım.
Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.