Şuanki Zaman: 09.02.2010, 03:22 Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz.


Cevapla 
 
Derecelendir
  • 14 Oylar - 3.14 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ermenilerden..
Yazar Mesaj
SERTAC Çevrimdışı
Profesyonel Üye
Profesyonel Üye


Üye Bilgileri
Mesajlar: 374
Katılma Tarihi:Sep 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #76
RE: Ermenilerden..
(24.12.2008 14:20)SONSUZ Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(23.12.2008 23:19)SERTAC Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(23.12.2008 11:49)SONSUZ Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]arkadaşlar kusura bakmayın siteye üye olmadan burası pkk yandaşlığı yapıyor uyarılarını komik bulmuştum ancak şimdi bazı şeyleri üzülerek görüyorum

Seni güya uyaran o zavallılar, üstünden geçmek istedikleri köprünün altından nice sular geçti, onlar hala karşı yakada, köhne fikirlerinde küfleniyorlar, debeleniyorlar yerlerinde sayıp... Ergenekon davasını azıcık izleselerdi bile (sen de), onlar, kimlerin pkk ile ilintili olduğunu daha iyi görürlerdi.. Aralanmış perdenin arkasını göremeyecek kördürler hala.. Ancak, görmeyen göze numaralı gözlük taksan da boş; gerçeklere kapalıysa köreltilmiş gözler, görmek için gözlerini biraz açmaları kafidir.. Bunun için çaba gerekir, değil midir?

döktürdüğün 10 larca cümle arasında açık yüreklilikle ifade ettiğn ben müslümanım pkk beni temsil edemez zülmün yanında olmam benim davam başka gibi sözlere neden rastlamadık ? benim istediğim cevap bu

Bak Sonsuz arkadaş; eğer yaşın yetmiyor ve beynin alamıyorsa böyle ağır konulara girme istersen.. Yok yaşın da aklın da eriyor ve bunları yapıyorsan; demek oluyor ki, sen de amaçlı olarak burayı karışıtırmaya gelmişsin.

Bize tanınan böye demokratik bir ortamı, fikrini paylaşmak yerine, bu olanağı kötüye kullanırsan, yanlış yapıyorsun demektir. Niyeti kötü olanlarla kaybedecek vaktim/iz olmaz.

Bir kere, benim yazımın son paragrafını okuyan bir ilkokul öğrencisi bile, senin (yukarıda senden alıntıladığım) beklentine de, suçlamana da açık cevabı zaten içeriyor; ama sen anlamak yerine( veya anlamadan) karalamayı kafana koyduğuna göre, iyi niyetli olmadığın da ortaya çıkıyor.

Diğer yazılarında mantıklı ve fikirde uyumlu olan iki cümlen yok ki, hangi niyetine, ne diye cevap verelim.. İşimizi, gücümüzü bırakıp seninle çetleşir gibi, küfürleşme yarışına girecek halim/iz yoktur; bu yapıda da değilim/iz..

Doğru dürüst bir düşüncen varsa, olgun bir şekilde ortay koy; ne kadar aykırı olsan da sorun değil; ancak, içten pazarlıklı ve amaçlı saldırılar yapmaya gelmişsen, yanlış gelmişsin..

Şu ana kadar, (hak etmese de değer verip, cevapladığım yazılarının sonrasında) kayda değer tek bir cümlen geçmedi.. Bir tek iyiniyetli cümlen olmadı; tüm sözlerin, yorum, eleştiri veya fikir belirtmekten öte, karalama, hakaret ve suçlamadan ibarettir, bilmem kendi yazılarını sen de okuyor musun?

Biz böyle saçma sapan ve seviyesiz sohbete gelmeyiz, heba edecek, bu denli boş vaktimiz de yoktur.. Onun için, makul bir düşüncen varsa paylaş bizimle, biz de değer biçebilelim..


[Resim: sertacimza.gif]
24.12.2008 23:21
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
SERTAC Çevrimdışı
Profesyonel Üye
Profesyonel Üye


Üye Bilgileri
Mesajlar: 374
Katılma Tarihi:Sep 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #77
RE: Ermenilerden..
(24.12.2008 12:53)petek Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]evet arşivlerin karşılıklı açılmasıyla gerçekler ortaya çıkacaktır, türkiye bu çağrıyı ermenistana yapıyor, fakat ermenistan arşivleri açmaya yanaşmıyor neden acaba?
bir yerde okumuştum, jandarmalar ermenileri kürtlere teslim etmiş, eğer bir soy kırım var ise bunu kürtler yapmış, hatta bir kürt vatandaş dedelerini ve atalarını inkar ediyordu, ermenilere soykırımı yaptığınız için, dedelerim ve atalarım olamazsınız sizi inkar ediyorum diye yorumu vardı iddianın altında...
işte arşivler açılsa söyledikleri kadar ermeni soykırıma uğradımı, eğer uğradıysa bu ermenileri kesenler, öldürenler hangi etnik kökene ait, özür dilemek isteyen o etnik köken olsun eğer kürtler bunu ermenilere yaptıysa kürdistan özür dilesin ama mutlaka tarihi bir yatırsınlar masaya herkes çıkan sonuca razı olsun, öyle vicdanım rahatsızla, duysallıkla olmaz, duygusallıkla devletlerde yönetilmez, herşey bilimsel olmalı...

Petek Hanım, bu yazıda sadece Kürtlere gizli kin ve açık bir düşmanlıktan başka bir anlam çıkaramadım... Yani diyorsun ki, siz ey Kürtler, eğer Ermeni katliamından bahsedersiniz, ben de siz Kürtlerin boyununa atarım; katliamı siz yaptınız, derim, demiş oluyorsun!.. Sen de, Fatih Altaylı gibi, desteksiz ve mesnetsiz mi atacaksın?!..

Sana soruyorum; o dönemde Kürtlerin yetkileri neydi ki, sıfatları neydi ki, bu katliamı yapabilmiş olsunlar? Dahası, senin jandarmaların Ermenileri, Kürtlerin eline verince, onlara sıksın diye, kendi ellerindeki silahlarıı da vermiş miydi? Yani, egemen devletin jandarması, katletmek için topaldığı Ermenileri, kendileri yerine, öldürsünler diye, Ermenileri niye Kürtlere teslim ediyor ki?! Kürtleri suçalasın diye, ileride Petek Hanıma malzeme çıkması için yapmış olmasınlar?!

Merak ediyorsan söyleyeyim; eğer Ermeniler, Kürtleri, kendi katilleri olarak kabul etselerdi; TC'de "Kürdüm" demenin yasak olduğu dönemlerde, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da "Dengê Êzgi" adıyla Kürtçe radyoyu resmen açarlar mıydı? O radyo hala da var. Yasaklı dönemin en ünlü Kürtçe ses ozanı Ermeni Aramê Tigran olur muydu? O hala sazıyla, sözüyle Kürtçe çalıp , söylüyor.. Onu da sesini de çok severi. Gogleden taratıp bulursan sen de dinleye bilirsin.. Onu da, Osmanlı askerlerinin elinden komşusu Kürtler kurtarmıştı; Kürtlere minnet duygusundan dolayı hep Kürtçe çalıp söylemek kendine söz verdiğini söylüyor.. Onun gibi, Kürt komşuları tarafından kurtarılmış binlerce örnek vardır.

Lütfen çocuklaşmayalım da, bu çok ciddi ve dramatik tarihi olayı magazinleştirmeyelim ve tiye almalım..

Benim ninem de yüzlerce, bay-bayan, çocuk-yaşlı Ermeninin ( Osmanlı askerlerince ) katledişini çocukluğunda izledi; kendi oyun arkadaşı bir küçük kızı da kendisi saklayarak, Osmanlı askerlerinin elinden kurtarmıştır.. O zamanın canlı tanıkları, o toplu mezarlardan bazılarının yerini bana da gösterdiler.. Buraya post posta Ermenileri getirtip, burada kurşuna dizerek şu sarnıç kuyularına attıyorlardı, dediler.

Bölgede, Kürtler arasında hala, belli bir tarihten söz ederken veya birbirlerine yaşlarını tespite çalışırken, bu katliam tarihinden (1914), "Fermana Fıllaha" (Gayri müslimlerin ölüm Fermanın)dan söz ederler..
Fermana Fıllaha dedin mi, anlamayan tek bir (orta yaşta) Kürt bulamazsın bölgede..

Onun için, çocuklaşıp, kendi aklımızla alay geçmeyelim; bu konuyu konuşuyorsak, çözümün erken gelmesine katkı sunmak içindir..
Temel ve tarihi sorunlarda, şer ve savaş cephesinde yer almaktansa; barış ve çözüm cephesinde yer almak içindir..

[Resim: sertacimza.gif]
25.12.2008 00:07
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
münevver Çevrimdışı
Müsadenizle çocuklar
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 956
Katılma Tarihi:Oct 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #78
RE: Ermenilerden..
(24.12.2008 18:51)EdebAli Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(24.12.2008 16:57)münevver Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]Bu cümlelerini Vaha'ya ve Edebali'ye havale ediyorum Panel2)))

??? Aklıma bundan başka bir şey gelmedi ama; tahmin ettiğim şeyse, senin havala etme nedenine kısmen katılırım.

Tahmin ettiğin şey nedir Edebali, bilemiyorum...
O anda aklıma gelen şey; o yazıdaki cümlelerin muhatabı olamayacağımı, farklı düşüncelerde olmamıza rağmen, sizlerin bile söyleyeceğiniz gibi bir şeydi.


25.12.2008 01:26
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #79
RE: Ermenilerden..
Söz savunmada...

[Resim: ali_bayramoglu1_b.jpg]

İçinde yer aldığımız bir girişim, bir imza kampanyası var gündemde.

İmzaya davet metni şu:

"1915'de Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum…"

İlk yazıda girişimin yarattığı "tartışma boyutu"na değinelim.

İlk kez ortada toplum olarak "yaşadıklarımız"ın dışında "yaşattıklarımız"ı kuşatan bir girişim var.

Bu, önemlidir…

Kim ne nerse desin bu, "toplum üzerinden, toplum eliyle bir yüzleşme girişimi"dir…

Yüzleşmeler bastırılmış belleği su yüzüne çıkarırlar, kimlik ve kişilik oluşturan savunma mekanizmalarını sarsar, derin dalgalanmalar yaratırlar.

Her yüzleşme bir vesile, bir olay, bir durumla başlar.

Ardından onları aşarak, insanın ya da toplumun kendisine dönük derin bir sorgulama haline dönüşür.

Korkular ve tabular çağdaş Türk kimliğinin ayrılmaz parçası haline getirildikçe, kimlik sadece savunma mantığı üzerine kuruldukça, otoriter siyasi zihniyet ve yapılanma varlığını fütursuzca ve belli bir meşruiyet dozu etrafında sürdürmektedir.

Tarih ve yüzleşme bizi özgürleştirecektir.

Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak
27.12.2008 18:42
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #80
RE: Ermenilerden..
Söz savunmada 2...

[Resim: ali_bayramoglu1_b.jpg]

İnsan sadece kulaktan duyduğunu tekrarlarsa, benimsemediği fikirler karşısında kızgın ve öfke dolu olur. İnsan kendisinden ve bilgilerinden hiç şüphe duymazsa keskin olur…

Nitekim öfkeli olanlar geçmişe sadece kendi bahçelerinden bakıyor, sadece dedelerinden duyduklarıyla yetiniyor ve kendi acılarını mutlaklaştırıyorlar.

Asala tarafından öldürülen Türk diplomatlarını hatırlıyor, 1. Dünya Savaşı'nda Rus işgali sırasında Ermeni çetelerin yaptığı katliamları hatırlatıyorlar.

Bir yerde haklılar.

Zira bunlar doğrudur.

Doğrudur, Türkiye'de tarihi muhayyilede, Türk kimliğinde, özellikle Doğu bölgelerinde “Ermeni Mezalimi” önemli bir yer tutar.

Ama bir yerde de ciddi olarak yanılıyorlar.

Bunların hiç biri 1915 yılında 9 ay boyunca yaşanan bir felaketi ortadan kaldırmıyor, bu felaketin üzerini örtmüyor.


İlk aşama 1870'de başlar.

Ermeni milliyetçiliği, isyanlar, Batı'nın baskısı, buna karşılık Abdülhamit'in özellikle 1894-1896 yıllında aldığı çok sert tedbirler söz konusudur. Dönem, devletin ölçüsüz, zaman zaman katliama varan boyutlarda isyan bastırma eylemlerinin dönemidir, karşılıklı çatışma dönemidir.

İkinci aşama 1915'tir.


İttihat Terakki Anadolu'yu Yahudilerle birlikte geride kalan son gayrimüslim unsurdan, Ermenilerden arındırma hamlesine girişir.

Önce tüm Ermeni erkekleri askere alır, ardından geride kalan çocuk, yaşlı ve kadınları ülkenin her yanından Edirne'den Antakya'ya, Erzurum'dan Yozgat'a kadar güvenlik gerekçesini anlamsız kılacak bir kapsamla zorunlu göçe tâbi tutar.

İstikamet Suriye çölleridir.

Devlet denetimi altında bir sürgündür bu.

Talat Paşa'nın defterlerine göre tehcir öncesi Osmanlı topraklarında 1,200,000 Ermeni vardır. Tehcir sonrası ise aynı defterlere göre (Suriye Çölleri dahil) 400,000 kişi kalır geriye. 800,000 Ermeni şu ya da bu şekilde telef olur.


Üçüncü aşama
Osmanlı'nın savaşı kaybetmesi ve Rus işgaliyle birlikte Rusya'dan gelen Ermenilerin ve Ermeni çetelerin yaptıkları katliamdır, 100,000-150,000 arasında Müslüman ahaliyi öldürür çeteler.

Ermeni mezalimi olarak hatırlanan, yaşanan acı olarak belleklerde yer eden budur.


Dördünce aşama bir terör örgütünün, ASALA'nın 1970'li yıllarda öldürdüğü Türk diplomatları evresidir...

Bu yaşanan aşamalara bakınca elbet herkes birbirine özür borçludur.


Ancak 1915 tüm bu olaylar içinde özel bir yer tutar.


İki nedenle:

1. Çatışma yoktur, 9 ay süren bir sürgün vardır, altını tekrar çizelim İttihat Hükümeti'nin, devletin denetiminde yok olmuş 800,000 insan söz konusudur.

2. 1915'te Ermeniler Anadolu'dan sürülmüşler, canlarını mevcutlarının çoğunluğu itibariyle kaybetmişlerdir.

İşte bu olaydır ki ne 1870 sonrası Ermeni isyanlarıyla ne 1916 sonrası Ermeni çeteleri zulmüyle eşitlenebilir ya da üstü örtülebilir.

Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak 17 Aralık 2008 Çarşamba
27.12.2008 18:50
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #81
RE: Ermenilerden..
Söz savunmada 3...

[Resim: ali_bayramoglu1_b.jpg]
Özür için eyleme katılmak gerekmez, 1915'te yaşamış olmak da gerekmez…

Bunca yıldır suskun kaldığı için özür diler kimisi, bir diğeri hakim unsur olmanın getirdiği vicdan borcu için, bir başkası 1,200,000 kişinin bıraktığı mallar, mülklerden ister istemez dolaylı olarak faydalandığı için…

Sadece 1915'te değil, 1934'te Trakya'da Museviler şehir ve kasabalarını bir iki hafta içinde terk etmek zorunda bırakılınca "ölü fiyata satılan mallar mülkler", Türkleşen sermaye, 1942'de "Varlık Vergisi"nde benzer başka bir furya…

Örnek pek çok…

Türkiye'de sermaye birikimi, sınıfsal yapı bu süreçle çok yakından ilgilidir…

Herkesin eli var bu çanakta…

İsteyen bana ne der, varsın desin…

Ama demeyenler de var, kimse bu vicdanlara karışmasın…

O vicdanın sesi bu ülkenin ve insanın geleceğidir…

Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak 18 Aralık 2008 Perşembe
27.12.2008 18:56
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #82
RE: Ermenilerden..
Söz savunmada 4...

[Resim: ali_bayramoglu1_b.jpg]

Genelkurmay Başkanlığı adına yapılan açıklama beni şaşırtmadı…

MHP Genel Başkanı'nın dili ve düzeyi de öyle…

Başbakan şaşırttı…

İslami ve muhafazakâr kesimden gelen aşırı tepkiler keza…

Neden sorusunu sormadan, tarihi sadece kendi yaşadığı acılar açısından ele alarak, özrü kendi kayıplarına hakaret kabul ederek, yazar kendisininkine benzer fikirleri dile getirdiğinde alkış tutan, aksi fikirler söz konusunda olduğunda düşünmeyi bile reddeden, hareket yağdıran bir anlayış…

Ali Bayramoğlu - Yeni Şafak 20 Aralık 2008 Cumartesi
27.12.2008 19:04
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #83
RE: Ermenilerden..
Söz savunmada 5...

Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu, hazırlanan metinin çok genel bir metin olduğunu söyledi. Metnin içinde tanım olmadığını da belirten Bayramoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Katliam demiyoruz. Bunun içerisinde kişisel özürden bahsederken, özrün de ne olduğunu tanımlamıyoruz. Soykırım da demiyoruz. İstiyoruz ki, imzalamak isteyen herkes kendini bu metnin içinde bulsun, görsün. Biz tarih filan yazmıyoruz. Kendi ülkemizde, kendi tarihimizde yaşanmış bir aksaklığın, bir ihlalin altını çiziyoruz. Bundan dolayı o günün mağdurlarından vicdanen özür diliyoruz, üzgün olduğumuzu söylüyoruz.

[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
27.12.2008 19:07
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
vaha Çevrimdışı
Vefalı Üye
*


Üye Bilgileri
Mesajlar: 1,147
Katılma Tarihi:Jan 2007
Rep Puanı: 68
Mesaj: #84
RE: Ermenilerden..
TARAF'ın yayınlayamadığı mektup...
Yaptığı sansasyonel haberlerle dikkat çeken taraf gazetesi kendisine gönderilen bir mektubu ise yayınlamadı. Peki mektupta ne yazıyordu, Taraf bu mektubu niçin yayınlamadı?

Daha 70’li yılların ortasında, ASALA saldırıları başladığında, Fransız Le Monde Gazetesi’ne bir yazı yazarak, "Anadolu’da ’basiretsiz politikalar ve politikacılar’ yüzünden ölmüş tüm Türk ve Ermenilerin anısına bir anıt dikilmesini" öneren Sinan Kuneralp, özür kampanyasına neden katılmadığını bir mektupla anlattı.

Annesini ve eniştesini ASALA militanlarının İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlediği bir saldırıda kaybeden yayıncı ve araştırmacı Sinan Kuneralp, 1915’te yaşanan Ermeni tehciri için özür dileyen bildiriyi neden imzalamadığını bir mektupla açıkladı. Kuneralp, önce Taraf gazetesine gönderdiği ve fakat yayımlanmadığını söylediği mektubunda, imza kampanyasınının zamanlamasının yanlış olduğunu söylüyor. Kuneralp’in, "Özür Dilemenin İnanılmaz Hafifliği veya Böyle Dostların Varsa Düşmana İhtiyacın Yok" başlıklı mektubu şöyle:

HEM ARADILAR HEM İTİRAZIMI DİNLEMEDİLER

"1978 senesinde annemi ve eniştemi ASALA’nın Türk diplomatlarını hedef alan suikastlarda kaybetmiş olmama rağmen, mensubu bulunduğum ailenin bana sağlamış olduğu bilgi ve birikimlere rağmen, bu konularda fikir yürüten ve kalem oynatan çoğu kişiden daha fazla donanıma sahıp olduğuma inanmama rağmen bu son zamanlarda kamuoyunu meşgul eden ’Ermeni Soykırımı’ konusuna bilinçli olarak mesafeli kaldım. Hoş ya zaten kimse benim fikrimi sormadı, ’bilimsel’ toplantılara davet edilmedim ta ki geçen Çarşamba günü, uzaktan tanıdığım Cengiz Aktar, beni telefonla arayıp, gayet nazik bir şekilde ve adeta özür dilercesine İnternet’te açmış olduğu imza kampanyasına katılmaya davet etti. Çok sevdiğim müşterek bir dostumuz kendisini beni bunun için aramasını telkin etmiş. İmzaya açılan metni okumadım, bu konuda son yıllarda yayınlanan ’bilimsel’ çalışmaları ve basın haberlerini de okumamaya özen gösteriyorum, sosyal bilimlere bir nebze saygımı korumak içindir herhalde. Cengiz’e metni imzalamayacağımı, geç kalınmış bir hareket olduğunu ve zamanlamanın yanlış seçildiğine inandığımı söyledim ve konuyu biraz daha açmaya yeltenirken kendisi teşekkür edip konuşmamıza son verdi. Olur a, birileri İnternet’teki metni imzalayanlar arasında Sinan Kuneralp’in adını görmeyip, bu adam niçin imzalamadı diye sorarlar ise Cengiz’e söylemek istediklerimi kaleme aldım, kendime seçmiş olduğum düstura ters düşmek pahasına.



TÜRK VE ERMENİLER ANISINA ANUT DİKİLMESİNİ ÖNERDİM

Sakın kimse zannetmesin ki ben bu konuda katı bir tutuma sahibim. Olaylara şahid olmuş olan aile büyüklerim sayesinde Ermeni meselesinden nerdeyse çocuk yaşımda haberdar oldum, onlardan her şeyin ak ve kara olmadığını öğrendim. Büyük dayım, eski Hariciyeciler’den Sedat Zeki Örs, 1950’de Demokrat Parti mebusu seçildiğinde, bu konunun ileride pek nazik bir şekil alacağını sezmiş olduğundan, Başbakan Menderes’e 14 Mayıs 1950’de Türkiye’de yeni bir dönem açıldığını, ve artık yeni Türkiye’nin daha önceki rejimlerin icraatinden sorumlu tutulmaması gerektiğini açıklamasını önermişti. Menderes ise bunun için daha erken olduğu inancındaydı. 1970’lerin ortalarında ben de babamın, çoğunu tanıdığım ve sevdiğim meslektaşları teker teker ASALA terör hareketine kurban düştüklerinde Fransız Le Monde gazetesinin bir makalesi üzerine gazeteye bir yazı gönderip Doğu Anadolu’da ’basiretsiz politikalar ve politikacılar’ yüzünden ölmüş tüm Türk ve Ermenilerin anısına bir anıt dikilmesini önermiştim. Annemin ve eniştemin vefatından sonra ise iki tarafın tarihçilerinin müştereken çalışmalarına zemin sağlayacak bir araştırma merkezinin kurulmasını teklif etmiştim. 12 Eylül öncesi Türkiye’sinde bu önerilerim hiç akis getirmedi, konu henüz moda olmamış, şimdiki gibi küçük çapta bir sanayiye ve hatta bir rant kaynağına dönüşmemişti.

GÜL'ÜN ZİYARETİNİN OLUMLU İZLERİ UNUTULDU

Demek istediğim ben Kerinçsiz’lerin safında değilim ama yine de metni imzalamayı kabul etmedim. Türklerin ve Ermenilerin yakınlaşmasını, tabuların yıkılmasını, geçmiş olayların irdelenip artık tarihe gömülmelerini bütün benliğimle arzu ediyorum. Ama bu netice, ’low profile’, uzun vadeli ve ince ayarlı bir sürecin sonunda elde edilir. Yoksa yankı uyandırdığı kadar bazı hassassiyetleri rencide eden gösterişli ve şatafatlı eylemler ters teper. Nitekim Cengiz’le telefon görüşmemizin ertesi günü sabahleyin televizyonu açtığımda EURONEWS ilk haber olarak Başbakan Erdoğan’un imza kampanyasıyla ilgili sert demecine yer veriyordu. Türkiye dünyaya yine katı, uzlaşmaz bir görüntü sergiliyordu, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan gezisinin uyandırdığı olumlu izler unutulmuştu. Bazen iyi niyetli olmak yetmiyor. Satrançtaki gibi bir hamleden daha ilerisini sezinlemek gerekiyor. Bunu sezinleyemiyenlerin benimle aynı dünya görüşünü paylaşanlar olduğunu gördüğümde de çarnaçar hayatımı geçirmiş olduğum fildişi kuleme bir daha çıkmamak üzere avdet etmekten başka bir şey kalmıyor bana."

ENTELLEKTÜEL BİR YAYINCI
SİNAN Kuneralp, Milli Mücadele’ye karşı olduğu gerekçesiyle 1922’de linç edilen gazeteci Ali Kemal’in torunu. 1978’de Madrid’de düzenlenen ASALA saldırısından yaralı kurtulan büyükelçi Zeki Kuneralp’in ise oğlu. Kardeşi Selim Kuneralp de diplomat olan Sinan Kuneralp, yaptığı ve kurucusu olduğu İSİS Kitabevi tarafından yayımladığı nitelikli araştırmalarla bütün dünyada tanınan bir isim. Annesi Necla Kuneralp ve eniştesi Beşir Balcıoğlu’nu Madrid’deki saldırıda kaybeden Sinan Kuneralp, bilhassa Osmanlı araştırmaları konusunda uzman olarak biliniyor.

(HÜRRİYET)


[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]

Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.


Özdemir Asaf
30.12.2008 09:24
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
simeranya Çevrimiçi
Süper Moderatör
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 529
Katılma Tarihi:Jul 2006
Rep Puanı: 67
Mesaj: #85
RE: Ermenilerden..
Herkes özür kampanyası hakkında kafasına göre bir şeyler yazıp çiziyor. Kimsenin olayın başındaki insanları, dikkatle okumayı bırakın, iki dakika dinlediklerini bile sanmıyorum. Bol keseden "vatan sevgisi tabusu"nu mitos haline getirmekten başka bir amacı olmayanları bir yana bırakarak, şimdi biraz da onlara kulak veriyoruz.

[Resim: 7_293631.jpg]

Türkiye’nin röntgeninde hüzün halleri

63’ü geçeli epey oldu, Türkiye’nin röntgenini çekmek bakımından bu “özür dileme” kampanyası kadar öğretici hiçbir durum yaşamadım. Yeni fikre ezberle cevap vermeye alışmışların nelere kadir olabileceğini başka hiçbir örnekolay bu kadar iyi anlatamazdı.

Mesela, birisi 15 Aralık’ta yazıyor: “Biz Türk’üz, Müslüman’ız, bizde Allah Korkusu var. Biz Fatih Sultan Mehmet’in Torunlarıyız. İstanbul’un Fethinde, Kıbrıs, Somali, Bosna, Afganistan, Kandil'de V.s… Asaletini göstermiş bir milletiz, Biz Soykırım yapsaydık, Taş taş üstünde bırakmaz, bir tek Ermeni vatandaşımızı sağ bırakmazdık.” Eh, itirafın böylesine izahat gerekmiyor.

Çok objektif bir vatandaş yazıyor: “Biz tarihimiz boyunca Ermenisine de, Rumuna da, Kürdüne de kucak açtık. Dolayısıyla sizin taraflı (Anladığım kadarıyla Türk değilsiniz) düşünceye sahip olduğunuzdan tamamen eminim.”

Şunu söyleyen sayısız kişi var: “ASALA'nın öldürdüğü diplomat ve elçilik görevlilerimiz için de özür dilemeyi düşünür müsün?” veya “Hocalı katliamı özrü ne olacak?” Şunu bile göremiyorlar ki insan kendi veya ”kendi türünün” günahları için özür diler. Niye başkasının günahları için dilesin? Orada dileyecek olan, Ermeni aydınlarıdır. Bu kadarcık şeyi anlamak da mı zor? Üstelik, özür kampanyası başlayınca, Ermeni-Türk iletişim listesindeki bir Amerikalının önermesi üzerine bunun hararetli tartışması şu anda diaspora içinde başlamış durumda; bu arkadaşların dünyadan haberi yok, doğal olarak. Tabii, şimdi Kıbrıs’ta Türk-Rum karşılıklı özür kampanyasının başlamak üzere olduğunu da duymamışlardır.

“Siz kimsiniz… Kimin adına yapıyorsunuz. Kınıyoruz”
Bunların da yazması var, okuması yok. “Kendi payıma özür diliyorum”u okuyamamışlar.
Eksantrik arıyorsanız, ondan da verelim: “Ermeni sorunu hakkındaki düşüncelerinizi biliyordum. Ama devletin izni olmadan bir şeyler yapamayacağınız belliydi.”


“Ya Ermeni’sin, ya satılmışsın!”


Vaktim olsa da bu ilginç örneklere devam etsem epey eğlenirdiniz. Toparlamak gerekirse, röntgende üç hüzün hali var ki insanlık hakkında insanı karamsar yapıyor.

Birincisinden bir örnek vereyim; belki inanmazsınız ama şu mesaj bir Ankara Üniversitesi öğretim üyesinden: “Sn. Oran; emin olun ki benim için hiçbir önemi yok ama Ermeni asıllı Türk vatandaşımız mısınız? Bu konuda kamuoyunu aydınlatırsanız çok memnun olurum. Bu tür kampanyalarda hissi davranıp davranmadığınızı öğrenmek açısından önemli olur.”

Tabii ki olay burada kalmıyor. Bir diğeri tamamlıyor: “Sen mutlaka Ermenisin. Eğer değilsen, Ermenilere parayla satılmışsın!” Turgutlu’da oturduğunu söyleyen bir başkası ailemin bir zamanlar Ödemiş’te bulunduğunu öğrenmiş, beni de Ödemişli sanıyor, “Ödemiş’te Ermeni ne gezer, sen herhalde para yedin” diyor. Sorsan, Ermeni olmamı tercih edecek. Irkın saflığı önemli çünkü.

Bu kategorinin Türkçeye tercümesi şöyle: “İnsan dediğin ancak kendi menfaatlerini savunur. Eğer başkasını savunuyorsa bunu ancak iyi paraya yapar”.


Bu zavallılığın iki sebebi var:
1) Sanılanın aksine Türkiye’de bolca bulunan ırkçı zihniyet;
2) “Herkes herkesi kendi gibi sanır” kuralı.


“Sizi yabancılar finanse ediyor”
İkinci hüzün hali şu: “Bu internet işleri pahalı işlerdir. Demek ki dışarıdaki Ermenilerden para yediler”. Tanıdığım için bu zatın adını açıklamaktan ben utanç duyarım, TV’de bir “prof”un Zoryan Enstitüsü tarafından finanse edildiğimizi söylediğini kulaklarımla işittim.

Bu türün de üç sebebi var. İlk ikisi: 1) “Herkes herkesi…” kuralı; 2) İnternet konusunda zır cahillik.

Biz bu teknik işlerden anlamıyoruz ama bilgisayarcı çocuklardan soruşturduk, bu işler atla deve değil. 1 yıllık “sağlam” bir site için 1600 Avro civarı. Aramızda paylaştık. Avans verildi. Kendi adlarımıza KDV’li fatura almamız kararlaştırıldı ki “bunun parasını kim ödedi!”yle uğraşmayalım. Ben yılbaşında üç aylığımı alınca, payıma düşenden 100 Avro fazla vereceğim çünkü kimseden katkı isteyemiyorum.
İsteyemiyorum derken: Site günde en az bir kere saldırıya uğruyor ve bütün güvenlik tedbirlerine rağmen çökertiliyor.


“Bunlar siteye sahte isim giriyorlar”

Üçüncü hüzün halinin söylediği de şu: “İsimlerin çoğu sahte. Baksanıza, ASALA tarafından öldürülmüş Büyükelçi İsmail Erez ve Daniş Tunalıgil bile var. Tarkan var. Recep İvedik var.”
Hiç aklına gelmiyor ki biz böyle bir şey yapacak olsak Ahmet Demir, Mehmet Tunç gibi isimler gireriz; Recep İvedik veya Halil İnalcık değil herhalde.


Yani, “özür dilemek” ve Türkiye’nin en büyük tabusunu yıkmak yalnızca yürekle ve bilgiyle olmuyor. Öylesine çok yönlü ki. Yoksa, ben de isterdim, biz de isterdik meseleleri ulusalcı kardeşlerimiz kadar siyah-beyaz/tek boyutlu görebilmeyi. Ne mutlu onlara. Ne mutlu “sıkı tahsil” sayesinde huzura ermiş olanlara…


Not: “Halk”ımıza haksızlık ettim. Asıl hüzün hali, sayın emekli büyükelçilerimiz. Aralarında çok sevdiklerim ve saydıklarım bulunan bu seçkin insanlar acaba vatan-millet mi müdafaa ettiler yoksa katledilmiş meslektaşlarının kan davasına aynen bir aşiret mensubu gibi mi soyundular. Kokteyllerde şurada burada her karşılaştığımızda, bana “hain” dediklerini hep incecik bir hüzünle hatırlayacağım.

Baskın Oran
(Yazının tamamına [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol] ve [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol] ulaşabilirsiniz.)








[Resim: mnazmgifler01nc7.gif]
[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(Bu Mesaj 05.01.2009 15:08 değiştirilmiştir. Değiştiren : münevver.)
04.01.2009 23:43
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
EdebAli Çevrimdışı
Vefalı Üye
*


Üye Bilgileri
Mesajlar: 139
Katılma Tarihi:Mar 2007
Rep Puanı: 51
Mesaj: #86
RE: Ermenilerden..
Sertaç, Sertaç.. Sen Doğu'lu Kürt değil de, Güneydoğulu Kürt vatandaşı olduğun için bu kadar rahat ve taraf-lı yazıyorsun değil mi kardaş? Doğu'daki ihtiyarlarda mı vatan-milletcilik oynuyor yani? Onların dediklerini ve şahit olduklarını ne tarafa koyacağız kardaş?

Varto'yu, Gevaş'ı, Kars'ı, Bitlis'i ne yapacağız? Buralarda Taşnakçılar/Hınçakcılar muhabbetle mi muamele etti yöre halkına?

Hamidiye Alaylarının da hakkına giriyoruz, oradaki milletin de..

Ölüm elbette olmuştur, öldürenler de olmuştur. Lakin; bunu umumiyetle bağdaştırıp, soykırım gibi -bu milletin asla yapmadığı/yapmayacağı bir olayı dillendirmek ve ısrarcı olmak bölge halkına da haksızlıktır.

Gerçekci ve kalıcı barıştan yana olan Ermeni'lerin sayısı, Diaspora Ermeni'lerinden ve diasporacılardan daha fazladır. Bu olayı tarihsel ve şartların gerektirdiği karşılıklı bir acı olarak görenlerin sayısı da, hepsinden fazladır.

Maç günü Erivan sokaklarında neler konuşuluyordu, neler söyleniyordu izlemedik mi? Ellerinde Türkiye atkısı/bayrağı olan Ermeni'leri görmedik mi?

İşte özürcülerin en fazla zarar verdiği kesimde bunlardır. Kimse çıkıpta bunun, iki ülke arasında olumlu ve daha yapıcı gelişmelere katkı sağladığını söylemesin?

Oluşan ve dahada oluşması beklenen iyi niyeti törpülemekten başka bir şey değildir bu özür meselesi?

Haşiye: Gerçek Hayat'tan bir pasaj: Ermeniler'e soykırım değil, soy takdir yaptık.
05.01.2009 14:35
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
münevver Çevrimdışı
Müsadenizle çocuklar
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 956
Katılma Tarihi:Oct 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #87
RE: Ermenilerden..
(05.01.2009 14:35)EdebAli Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
Maç günü Erivan sokaklarında neler konuşuluyordu, neler söyleniyordu izlemedik mi? Ellerinde Türkiye atkısı/bayrağı olan Ermeni'leri görmedik mi?

Edebali, bakıyorum bu sahne hoşuna gitmiş. Ama hafızam beni yanılmıyorsa Hırant Dink'in öldürülmesi üzerine oluşan hassasiyet döneminde, Türkiye sokaklarında Ermeniler'in duygularını paylaşanlara pek bir öfkeliydin.

Yoksa yanılıyor muyum?
Yoksa bir Ermeni'nin, Türkiye atkısı/bayrağı alması gururunu okşuyor da; bir Türk'ün, Ermenistan bayrağı/atkısı alması nefretini mi uyandırıyor Panel13


05.01.2009 15:06
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
münevver Çevrimdışı
Müsadenizle çocuklar
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 956
Katılma Tarihi:Oct 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #88
RE: Ermenilerden..
(04.01.2009 23:43)simeranya Yazılan: [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]Mesela, birisi 15 Aralık’ta yazıyor: “Biz Türk’üz, Müslüman’ız, bizde Allah Korkusu var. Biz Fatih Sultan Mehmet’in Torunlarıyız. İstanbul’un Fethinde, Kıbrıs, Somali, Bosna, Afganistan, Kandil'de V.s… Asaletini göstermiş bir milletiz, Biz Soykırım yapsaydık, Taş taş üstünde bırakmaz, bir tek Ermeni vatandaşımızı sağ bırakmazdık.” Eh, itirafın böylesine izahat gerekmiyor.

Ben de mesela sormak isterdim ki bu satırların sahibine, Anadoludaki Ermeni nüfusu neydi, ne oldu? Hani taş üstünde taş bırakmazdık demiş ya, Talat Paşa'nın verdiği bilgilere bile bakılırsa omuz üzerinde de bir hayli baş kalmamış.

Eğitim sistemimizin, klişeleşmiş cümlelerle slogan atmak konusunda süper olduğunu kabul etmek lazım; fakat iş bilgiye geldiğinde nedense hep sınıfta çakıyor bizim Fatihlerin nesli gençlerimiz...


05.01.2009 15:14
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
simeranya Çevrimiçi
Süper Moderatör
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 529
Katılma Tarihi:Jul 2006
Rep Puanı: 67
Mesaj: #89
RE: Ermenilerden..
Öncelikle Ali Bayramoğlu ve Baskın Oran'ın konuyla ilgili çeşitli yazılarını okudum. Daha sonra [Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol] sitesine girdim ve imza metnini okudum.

1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor.
Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.


Bu metinde beni rahatsız eden bir cümle yoktu. Ben ki; yıllardır Kürt kimliğinin reddedilmesinden ve Kürt sorununa duyarsız kalınmasından rahatsızlık duyan biriydim; ben ki; Kürt halkının dışında diğer halkların da kültürel haklarının yok sayılmasından ve tek tipçi ulus dayatmasından rahatsızlık duyan, buna duyarsız kalınmasını vicdanı kabul etmeyen biriydim; ben ki; başörtüsü sorunun yok sayılmasından incinen, yasakların yok kabul edilmesinden rahatsızlık duyan ve yasakçılığa duyarsızlığın had safhaya varmasını reddeden biriydim; ben ki;....... vicdanımı rahatsız eden pek çok uygulamanın en önce yok sayılmasını, sonra da inkar edilmesini kabul edemiyordum.

1915 döneminde Ermeni halkının topyekun tehcire maruz kalındığı dönemde yaşanılan dramların da, yaşanılan gerçeklerin de, yaşanılan olumsuz olayların da yok sayılmasını ya da inkar edilmesini veya tek taraflı değerlendirilmesini de kabul edemiyorum. Bu adaletsizliği vicdanıma anlatamıyorum.

Kendi aile geçmişimde (göçle geldiğimiz bu topraklarda) Ermeni halkı ile olumlu/olumsuz herhangi bir iletişim olduğuna dair hiç bir bilgi olmadığı halde, bir insan olarak, vicdana kulak veriyor ve islamiyyâtın emrettiği insaniyyât ile özür metnini paylaşıyor ve imzalıyorum.








[Resim: mnazmgifler01nc7.gif]
[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(Bu Mesaj 05.01.2009 15:35 değiştirilmiştir. Değiştiren : münevver.)
05.01.2009 15:34
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
SONSUZ Çevrimdışı
Siteden Uzaklaştırıldı


Üye Bilgileri
Mesajlar: 382
Katılma Tarihi:Nov 2008
Mesaj: #90
RE: Ermenilerden..
üretmeden çalışmadan çabalamadan çözümsüzlük yaratarak sadece eleştirerek gübre yığınını deşeleyerek..... biryerlere varamıyacağımızı anladıgımız zaman adamlıgımızı tasdikleyeceğiz sanırım yoksa biz zor ....oluruz ....... (!)

S004
05.01.2009 15:38
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum Atla:


İletişim | |.::: Mnazim.Com :::.| | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi