Şuanki Zaman: 09.02.2010, 03:23 Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz.


Cevapla 
 
Derecelendir
  • 2 Oylar - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Yazar Mesaj
M.Nazım GÜLER Çevrimdışı
Yazar
******


Üye Bilgileri
Mesajlar: 10
Katılma Tarihi:Dec 2008
Rep Puanı: 25
Mesaj: #1
KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER

Yerel seçimler, var olan bir ekonomik krizin eşliğinde gündemimize oturmuştur. Aday adayları ortaya çıkmaya başlıyor. Gündeme damgasını vuran sadece emrivaki gelen bu ekonomik kriz midir? Hayır.

Belki, tüm krizlerin anası ve temeli sayılan Kürt sorununun çözümsüz kalmasıdır. Bu yerel seçimde, tüm partilerin gündemini teşkil edecek olan, Kürt sorununa yaklaşım ve çözüm önerilerini ortaya koyma arayışı olacağa benziyor.

Kürt sorununun, artık bir terör sorunu olmadığı; asıl terör kaynağının, “Ergenekon” adı verilen gayri meşru “derin devlet” yapılanmasıyla ilintili gerçeği ortaya çıkınca, artık, her şeyin suni olarak içerden üretildiği savı yüksek sesle dillendirilmeye başlamıştır. Bütün örtbas etme çabalarına rağmen, artık asker annelerinin ve ailelerinin, “oğlum şehit değil; vatan sağ olmasın” vb. gayri ihtiyari isyan çığlıkları, basına ve görsel yayınlara yansımaya başlamıştır. Suni kirli bir savaşın var olduğunun bilincine varmıştır herkes. Her parti, doğrudan veya zımnen de olsa, ciddi veya formalite de olsa, kendince kimi çözüm önerilerini, bir zorunluluk olarak, seçim programlarında gündeme sokmaya hazırlanmaktadırlar. Belki, bu süreçteki suçluluklarını bastırmak adına, bunları taktik gereği olarak da yapacaklardır. Dayatıcı nedenler; uluslar arası ve bölgesel konjoktür ile Ergenekon davasında ortaya çıkan bu alandaki kirli ilişkiler sonucu, halkların tepkisel duyarlılığıdır.

Tabii ki, bu sorunun, yerel seçimlere girdiğimiz bir aşamada, siyasi partilerce seslendirilmesi, halklarda ve aydınlarda; partilerin ciddiyetsizliğini ve bu konuyu, sorumsuzca kullanacakları kuşkusunu da beraberinde getiriyor. Neden daha önce değil de, şimdi; tam da yerel seçimlerde, kendilerine siyasi rant malzemesi yaparcasına gündemlerine taşıdılar? Bu onların ciddi olamadıklarını ve soruna çözüm üretmeden, kaşıyacakları kuşkusunu veriyor. Halklar, yine çözümsüzlüğün sancısını çekecekler..

MHP, BBP vb. ırkçı partileri kale almadan ortada mevcut üç seçenek AKP, CHP ve DTP üzerinde duralım:

AKP, Diyarbakır’da söylediklerini, Şemdinli’de kısa sürede unutması; iki dönemdir, çözüm üretemeyip, derin güçlerin tezgâhına gelip, askere teslim olması; sorunu terörize edip, çözmeyi de askere havale etmesiyle tıkanmıştır. Sözde 75 “Kürt” milletvekilleriyle, sorun karşısında, üç maymunu oynadılar; bu milletvekilleri, Kürt sorununu duymadılar, görmediler, dolayısıyla konuşamadılar...

İki dönemlik bu iktidarlarında, önlerine gelen bu büyük şansı, bir çırpıda teptiler; bu konuda çözüm adresi olamayacaklarını tescil ettiler. Başbakanın, “Ya sev, ya terk et” söylemi, son noktayı koymuş oldu. Bu çaresizlik, kendilerine oy veren dindar Kürtlerin de irkilmesine neden oldu. Verilen oyların “emanet oylar” olduğu, artık rahatça söylenebilir. AKP, Kürt gerçeğini, görse de, çözüm üretemeyecek kapasitede olduğunu, rüştünü tamamlayamadığını, askerin tezgâhına gelerek ispat etti. Kürt sorununda kumanda, askerin elinde ve asker de, Kürt sorunundan nefret ediyor. Tabii, Kürtlerin tepkisel nefreti AKP’ye yönelecektir.

CHP, Kürt sorununun varlık sorun ve kaynağı olduğu saklanamaz bir gerçektir. Bunun ispatı, bu partinin Kürt illerinde tabela partisi olması gerçeğiyle de izah edilebilir. Ortaya attığı, Kürt sorununa çözüm paketi vb. uyduruk girişimlerini, Kürtler, ciddiye almayacaktır. Bu parti, tezkere konusunda MHP kadar ısrarcı; askeri operasyonlarda, en histerik ve en imhacı bir mantık sergilediler. Demokratik ve barışçıl bir çözümü, akıllarından bile geçirmediler. Onlar yine tabelalarıyla baş başa kalacaklardır.

Kürtlerin elinde sadece bir DTP bırakılıyor… PKK’ nin ve dolayısıyla DTP’ in sorgulanıp, eleştirilerek, alternatif arayışlarını gündeme getirdikleri bir dönemde, “derin” ve askeri güçlerce, dayatılan “Tezkere” ve tırmandırılan operasyonlarla, Kürt halkını gererek, onları tekrar, PKK ve DTP’ in kucağına itmiş oldular. Asker, mecliste ( Kürtleri temsil ediyor diye )DTP milletvekilleri var diye, meclise gelmiyorlarmış... Demek oluyor ki, asker bile, T.Erdoğan’ın; “Kürtleri biz temsil ediyoruz; mecliste 75 milletvekilimiz Kürt’ tür” demesini ciddiye almamıştır… Askerin bu tavrı, DTP’ye karşıymış görünse de aslında, onları, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi öne çıkarmaya yönelik bir taktik sayılmalıdır.

DTP ise, gerçekte Kürtlerin partisi yerine, “Türkiye Partisi” olma saçmalığından sıyrılamayıp, mecliste ve meydanlarda Kürt sorununda, çözümü dayatmak yerine Apo’nun sağlığı gibi dar bir çemberde kendini hapsedip, meydanlarda Kürtlerin enerjisini, boşa harcamaktadır. DTP, ne kadar, biz “Türkiye patisiyiz” deseler de, hep “terör yanlısı bir Kürt partisi” olarak görüldüler ve bununla suçlandılar…

Oysa gerçek böyle de değildir. DTP, Kürt sorununu bahane edip, Kürt oylarıyla, meclise gelerek çözüm üreten değil, çözüm yollarını tıkayan bir parti rolü oynamıştır hep.

Bir kere Kürdî bir parti olsaydı, kendi dışındaki, Kürt partileri, örgütleri, dini cemaat ve şahsiyetleriyle ittifak yollarını arardı; alt yapıları olmayan, kitlesiz Türk solu veya SODEP, SHP gibi düzenden daha ırkçı sözde “sosyal demokrat” partilerle ittifak arayışı hatalarına düşmezlerdi. Onlar hala, “Çatı Parti” adı altında, saçma bir arayışı gündeme getirirlerken, bu çatıya Kürt parti vb. örgütsel güçleri almazlarken, Türk düzen partileri ve sözde sol güçlerini düşünüyorlar. Bu demektir ki, Kürt halkının enerjisini bir başka çıkmaz yolda tüketmeye devam edeceklerdir.

DTP, Türkiye egemen güçlerinden, kendileri için, eşit hak, eşit örgütleme vb. haklarını dayatıp isterken; öbür yanda, kendi dışındaki Kürt parti ve oluşumlara, bölgede söz hakkını bile tanımak istememektedirler.

DTP’nin önünde, Kürt halkının ve aydınlarının onlardan beklediği yaklaşım; kendi dışındaki Kürt oluşumlarıyla, meşru zeminde; HAK-PAR, KADEK, MESOP, TEVKURD, DDH/TDŞ; illegalitede olsalar bile önemli kadro birikimleri olan, TEVGER, PSK, KKP, PRK-Rizgari, PŞK-Kawa, PDK- Bakur ve birkaç yurtsever Kürt İslamî parti, örgüt vb. ile ya çatı, cephe vb tipte örgütlenmesi veya güç birlikleri şeklinde seçime girmeleridir. Çünkü bu parti ve oluşumların içinde sayısız, siyasetçi aydın ve örgütçü kadrosal yetenekler vardır. Bunlar, ne zamana kadar etkisiz durabilirler ki; kendilerini çürümeye bırakamayacaklardır.

Bu tür bir girişim yapılmazsa, PKK ve DTP dışındaki tüm oluşumlar bir araya gelip, kendi (veya bağımsız) adaylarını çıkararak veya Kürtleri, seçimi boykota çağırarak, DTP’ yi cezalandırarak terbiye etme yolunu seçebilirler.. Bu da, onların demokratik hakları sayılacaktır.

Şimdi bu kurt kapanından, bu çıkmazdan Kürt halkı, kendisini nasıl sıyıracak ve nasıl kendini özgürce ifade edebilecektir. Önlerinde büyük bir sınav vardır.

Kürt halkı, gerçekten kendi adaylarını, (tabandan gelen bir demokratik yöntemle) seçip, nasıl tespit edebilecektir?! Yine, İmralı yetkisi, Kandil etkisi ve merkezden atama ile belirlenecek (demokratik olmayan) yöntemlerle mi adaylar atanacaktır?! Bu mantık yine yürür mü veya kabul görür mü?

Kürtler, taban olarak, yani halk olarak, ne zaman demokrasiye uygun yöntemlerle, kendi yerel dengesel gerçekliğine uygun adaylarını, özgür iradesiyle belirleme aşamasına geçebileceklerdir.
Demokrasi herkese lazım; demokratik eğitim ve demokrasiyi özümseme ise şarttır.

M. Nazım GÜLER - 11.12.2008
11.12.2008 22:08
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
DOZDAR Çevrimdışı
Üye
*


Üye Bilgileri
Mesajlar: 17
Katılma Tarihi:May 2007
Rep Puanı: 16
Mesaj: #2
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Bence bölgeyi iyi analiz edip, doğru tespitlere varmışsınız.
Herkesimin kendine hisse çıkarabileceği bir yazı olmuş...
Çalışmalarınızın devamını dilerim..Gul
12.12.2008 22:38
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
münevver Çevrimdışı
Müsadenizle çocuklar
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 956
Katılma Tarihi:Oct 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #3
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Yeni köşeniz hayırlı olsun Nazım Bey,
Bu vesileyle artık yazılarınızdan bizler de istifade edebileceğiz, kendi adıma çok memnun oldum. Size de başarılarınızın devamını dilerim...

İlk yazınızda çok önemli ve güncel konulara değinmişsiniz. Objektif ve çözüm arayıcı oluşunuz dikkatlerden kaçmıyor. Kürt siyasetinin şekillenmesinde, sanırım Kürt toplumunun Bediüzzaman Said Nursi(Kürdi)'ye kulak vererek;
"Eski hal muhâl; ya yeni hâl, ya izmihlâl" demesinin vakti çoktan gelmiştir.

15.12.2008 14:15
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
mnazim Çevrimdışı
www.mnazim.com
*******
Administrators


Üye Bilgileri
Mesajlar: 191
Katılma Tarihi:Sep 2005
Rep Puanı: 35
Mesaj: #4
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Teşekkür ederim sevgili Dozdar Bey ve Münevver Hanım,
Yazımı okuduğunuz ve görüş belirttiğiniz için teşekkür ederim.
Ellerinize, yüreklerinize sağlık..
Acizane görüşümü sunmaya çalışıyorum; umarım yararlı olur..
15.12.2008 22:31
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
simeranya Çevrimiçi
Süper Moderatör
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 529
Katılma Tarihi:Jul 2006
Rep Puanı: 67
Mesaj: #5
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Bizlere böylesine doyurucu yazılarınızdan istifade etme imkânı sunulduğu için başta BRUSK olmak üzere site yönetimine teşekkür etmek isterim.

Kürt sorunu konusunda herkesin söyleyecekleri vardır; fakat çoğu, havanda su dövmekten ileri gitmeyen söylemlerdir. Bu zaviyeden bakınca, bizlere sunduğunuz görüşleriniz oldukça kapsamlı olmaktadır. Hem genelde Türkiye siyasetini, hem de özelde Kürt siyaset önderlerine yapmış olduğunuz değerlendirmelere katılmamak mümkün değil.

Ne AKP ne DTP kendisinden beklenileni verebilmiş değillerdir. Her ikisi de bir ipte oynatılan iki cambaz olunca, ipi ellerinde tutanların dümeninden çıkabilme ferasetinden mahrum kalmışlardır.

Yeni açılımlar kaçınılmazdır. Kürt seçmenin kısa vadeyi bir yana bırakarak, daha uzak hedefleri baz almasını diliyorum. AKP seçmeninin gözü bağlı hali devam ettiği müddetçe batıdan bir ışık doğacağı yoktur, şafak elbetteki ancak doğudan yükselecektir.






[Resim: mnazmgifler01nc7.gif]
[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]
(Bu Mesaj 16.12.2008 23:51 değiştirilmiştir. Değiştiren : münevver.)
16.12.2008 23:46
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
zümrüt Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 346
Katılma Tarihi:May 2006
Rep Puanı: 23
Mesaj: #6
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Objektif bir yazı, tebrikler S020
24.12.2008 01:26
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Dilşad Çevrimdışı
Çabalı Üye
**


Üye Bilgileri
Mesajlar: 289
Katılma Tarihi:May 2007
Rep Puanı: 16
Mesaj: #7
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Sevgili yazarımızın bu yazısı, "Nasname" adlı Kürt sitesi tarafından da alınıp değerlendirilmiştir.
Bakalım, oranın okuyucuları yazarımızın yazısına ne gibi yorumlar yapacaklar..

[Link gösterimi ziyaretçilere kapalıdır. Giriş Yap ya da Kayıt Ol]

[Resim: dilsad0042mx1.jpg]
16.03.2009 12:35
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
münevver Çevrimdışı
Müsadenizle çocuklar
******
Süper Moderatör


Üye Bilgileri
Mesajlar: 956
Katılma Tarihi:Oct 2005
Rep Puanı: 85
Mesaj: #8
RE: KÜRT SORUNU ve YEREL SEÇİMLER
Nasname gibi kaliteli, objektif ve duyarlı bir sitede M.Nazım Güler Bey'in yazısının da yer almış olmasını memnuniyet ile karşıladım. Aşağıdakii yorumu da Nasname'ye ekledim, umarım kısa sürede yayınlanır.



"Kürt sorununun tekelden kurtulması için Kürt halkının farklı alternatifler geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Seçmenlerce DTP çözümde daha etkin olmaya zorlanmalıdır, sığ kalıplardan çıkması istenmelidir.
Gerçi bu noktada DTP'ye arkasını dönen bir meclisin olduğunu inkar etmemek lazım. Fakat bu durum Türk konjoktürü ve meclisin genel yapısıdır, değişeceğini bekleyerek siyaset yapmak gereksizdir.
Kürt toplumunu temsil edecek unsurlar, somut taleplerini ortaya koymalıdırlar. Ahmet Türk'ün meclis konuşmasında yaşanılan durum, ülkedeki hakim unsurun Kürt sorununa bakışta aynı noktada olduğunu kanıtlamıştır, TRT ŞEŞ'in de bir tür kendi Kürdünü oluşturma çabası olduğu açığa çıkmıştır.

Bu bağlamda M.Nazım Güler'in cümlelerinin her görüşten kimselerce samimiyetle okunarak daha özümsenmesini dilerim."



(Bu Mesaj 21.03.2009 19:10 değiştirilmiştir. Değiştiren : münevver.)
21.03.2009 19:10
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  DEMOKRATİK- KÜRT AÇILIMI NEREYE KADAR? M.Nazım GÜLER 73 3,606 29.09.2009 18:56
Son Mesaj: nursoy

Forum Atla:


İletişim | |.::: Mnazim.Com :::.| | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi