Mnazim.com

Orjinalini görmek için tıklayınız: Yaşlılar Hüzün Kokar
şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orijinal sürümü göster.
Sayfa: 1 2
[Resim: 74745152fd4.jpg]
YAŞLILAR HÜZÜN KOKAR
Gençliğin dost olmadığını
Bir gün sen de anlarsın.
Akşamları hüzünlü yatar,
Sabahları, yorgun kalkarsın yataktan.
Gök mavidir,
Çimenler yeşil.
Ama,
Sen, o sevecen kadın değilsin.
Acılar yumak yumaktır içinde,
Umutlar kar gibi erimiştir elinde.
Gök yine mavidir,
Çimenler yeşil.
Kuşlar keyfince öter dallarda,
Sen ötemezsin.
Coşku gitmiş,
Heyecan bitmiştir.
Bir ağır yüktür
Sırtında zaman.
Taşı, taşıyabilirsen...

Ahmet Ulukaya
==>


[Resim: 62292048dt5.jpg]
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

cahit sıtkı tarancı
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İste yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karsıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
NFK
Hıımmm, anlamlı bir slaytmış Vaha; o günleri görmeyiz inşallah..
Acınacak hale düşmeyelim derimm...Panel5
Acınacak hal yalnızlık ise şayet benim için uzak görünüyor ama hiç belli olmaz tabi, Rabbim kimseyi yalnız komasın, herkese sağlık sıhhat afiyet nasip etsin.
Her genç yaşlı adayıdır (ömrü vefa ederse tabi) bunu hep hatırda tutmalı ona göre davranmalı.Panel2
Acınacak hal derken, yalnızlıktan öte, çevreye yük olmak; üreticilikten, tüketiciliğe terfi yapmak açısından diyorum...
El-ayaktan düşenler, yalnızlaşırlar da; Allah o günleri bana yaşatmasın, diyorum. Yaşlanmak dert değildir, kendi işini kendin gördüğün sürece..Panel12
Kastettiğim sen değilsin; sen çok yaşamayı dileyebilirsin..Panel5
Yaşlılar huzur kokmalı...yanlarına vardığınız da tüm telaşlardan uzaklaşmalı o anın dinginliğini yaşamalı insan.Zaman onlarla birlikte yavaşlamalı ,onların tecrübelerinde kaybolmalı tüm kaygılar...

Gözleri gözlerine değidiğinde tüm endişerden arınmalı içinizdeki tüm kargaşa son bulmalı.Buruşuk elleri başını okşadığın da küçücük çocuk olmalı yeniden kaybolmasın diye bi yerlere sıkıca tutmalı eteğinden...
Slaytı izlemedin galiba Nothing Panel2)
Yaşlılarda yaşlanan şey bedendir; yaşama arzuları, hevesleri, beklentileri gençler gibidir... Sen onların ruhları da yaşlansın istiyorsun Panel2)))))

Yoksa senin "Ahh dişim olsa da elma yesem" diyen bir ninen olmadı mı Panel17
(09.12.2008 22:27)SERTAC Nickli Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]Acınacak hal derken, yalnızlıktan öte, çevreye yük olmak; üreticilikten, tüketiciliğe terfi yapmak açısından diyorum...
....

Aslında ilk anladığım bu mana idi ama bu salt yaşlılar için geçerli olmadığı için yalnızlığa geçiş yaptım. Diyebilirsin yalnızlıkta salt yaşlılar için değildir ama bana göre genç insan etrafında birilerini her zaman bulabilir, candan olmasa da.
(10.12.2008 01:48)münevver Nickli Kullanıcıdan Alıntı: [ -> ]Slaytı izlemedin galiba Nothing Panel2)
Yaşlılarda yaşlanan şey bedendir; yaşama arzuları, hevesleri, beklentileri gençler gibidir... Sen onların ruhları da yaşlansın istiyorsun Panel2)))))

Yoksa senin "Ahh dişim olsa da elma yesem" diyen bir ninen olmadı mı Panel17


Slaytı izledim müneş : ) yaşlıların penceresinden baktıın da tespitlerin doğru . fakat ben kendi penceremden baktımPanel5
He işte ben de onu demek istemiştim Nothing Panel5

Örneğin gençler, gezmeye bir yere filan gidilecekse yaşlılar yorulmasın, dinlensin ya da gezip de ne yapacak düşüncesiyle bazen onlar adına gereksiz bir külfet görüp, bazen de sağlıklarını düşünerek zahmete girmesinler diye hareket ederken, yaşlılar da aksine gezdirilmek, hayata katılmak vs istiyorlar.

Mesela biz zannediyoruz ki pikniğe gidip ip atlamak, top oynamak, yürüyüş yapmak, gülmek eğlenmek gençler için uygundur da, yaşlılar gelmeseler de olur. Nasıl yürüyecekler, üşütecekler, yorulacaklar, eğlence onları açmaz, gürültü patırtı ederiz, onlar evde dinlensinler, keyiflerine baksınlar diyoruz ama bir şeyi unutuyoruz ki onların bedenleri yorulmuş olsa da ruhları diri duruyor. Gençlerin kendisine uygun gördüğü şeyleri onlar da kendilerine uygun görüyorlar ama bir fark oluyor ki, gençler koşup zıplarken onlar ancak bir kaç adım atabiliyorlar...

Tabi bir de ruhu yaşlanmak vardır; bu ise yaşla gelen bir şey olmadığı için genç yaşta birisinin de ruhu yaşlanmış olabilir... Bu ayrı bir konu...
İnsan kaç yaşında olursa olsun yaşadığını hissetmek istiyor...Biyolojik yaş isterse seksen olsun bu hayatta bende varım mesajları veriliyor mutlaka.siz kenarda duran ve her an kırılacak biblo muamelesi yaptıığınız ton ton dedeler nineler bir süre sonra isyan ediyor mutlaka : ) Bunu açıkca dile getiremeseler de o bildiimiz klasik yaşlı huysuzluğuyla yada o hiç bir şeyden memnun olmayan tavırlarıyla söylüyorlar size.Etrafında dört dönsenizde, arkasındaki yastık sayılarını artırsanızda yüzleri gülmüyor.

Her ne kadar sizin yaşam temponuza yetişemeselerde hayatın bir ucundan tutunmak,sadece yaşlı bir birey olarak değil kendileri olarak hayatta var olmak ve söz sahibi olmak ;gösterilen abartılı ihtimmalardan
daha mutlu ediyor sanki ...
Gerçi ben yorumumu yaparken, kendime dönük, ileride kendim için olabilecek bir temennim olsun, diye söylendim..

Ancak, Allah'ın ömür verdiği yaşlılarımıza karşı, davranışlarımızda titiz olmamız gerektiğini de dile getirmeliyim;

Yaşlılar, duygu bakımından gençler gibi değil; aslında çocuklar gibidirler...

Bedensel olarak; sağlıkları, en ufak da olsa bozulduğunda, muhakemeden uzak bir endişe ve sızlanma içinde olurlar.. Çökmekte olan bedenlerinin akibetinin ayırdında olmadan, dinçleşmeyi kafalarında canlı tuttuklarından, her gittiği doktordan da yakınırlar; çünkü bir proplemleri çözülse bile, yaşlılıktan gelen bir çok proplemleri daha ortaya çıkıyor ve asla rahat edemiyorlar..

Yemekler bakımından; hangi güzel yemeği versen, şikayet ederler; çünkü hiç bir yemeği, meyvayı eskisi gibi zevkle ısıramazlar; hiç bir lokmasını, eskisi gibi kıvamında çiğneyemezler.. O, gençlik zamanlarındaki gibi, bilinçaltlarına yerleşmiş tadı, lezzeti bulamazlar. Şikayetleri, o anlık, farkında olamadıkları bedenlerinin olanak yetersizliğindendir; yoksa, onlara yaptığımız ikram ve sunumumuzdan değildir..

Bir gezi sırasında, onları ihmal etmemek lazım; öyle "sen yaşlısın, evde kal, rahatına bak, gelirsen hasta olursun" filan gibi öneriler, onları gerçekten düşünmek niyetiyle olsa bile; onlara göre, onları, dıştalamak veya tüm bir yaşamdan "emekli"ye ayırmak; dolayısıyla kendi yaşamımızda onları yoksaymak kadar eşedeğer görülür nazarlarında..

Böyle davranmak yerine, onları da yanlarımıza alıp, onların temposunda yapacaklarımız şeylerde; açık havada yürümek, çimde oturup piknik yapmak vb. gibi durumları onlarla paylaşmak, onlara neşe, huzur ve güven verir.. Onlara gerçekten değer verdiğimizi, onları, kendimize yük görmediğimizi hissettirmiş olacağımız gibi, onların hayırlı dualarını da yüreklerinin derinliğinde alırız böylece...Panel5

Bugün onlara, yarın bizlere; ne ekersek, ilerde, bizim çocuklarımız da bizi öyle biçeceklerdir..Panel12

Yaşlıların aslında en büyük sorunu da bu galiba Icon_rolleyes Çevrelerinde kendileri ile sohbet edebilecek birilerine duyulan ihtiyaç, (akranlar tercih sebebidir Panel17) daha sonra da hayatın tüm alışkanlıklarına devam edebilmek onların en önemli sorunlarıdır.

Bu sorunları tümden yok edebilmek mümkün olmasa da gençlerin, onların yaşlılıklarını sürekli yüzlerine vurması zor geliyor. Daha doğrusu laf arasında "Yaşlı bir kadın vardı, otobüse binmeye uğraşıyordu" derseniz bile onlar, "sokağa da çıkmayalım mı, istenmiyoruz" diye alınıyorlar.

Onları rahat ettirmenin bir yolu da galiba katılabildikleri oranda onları toplumsal hayata katmak.
Sayfa: 1 2
Referans URL