24.08.2009, 18:41
Uzun zamandır işlerin yoğunluğundan burayı ihmal ettiğimin farkındayım. Bugün sizlerle paylaşmak istediğim şeyler biraz özlem biraz hüzün kokuyor, ilkokul yıllarına uzanıyor… (Tüh yaşım nasıl da ortaya çıkıverdi, eh biz okulların ilk-orta diye ayrıldığı dönem çocuklarıyız)
Neyse sözü uzatmayayım, efendim bizim zamanımızda öyle el işi dersi filan diye ayrı bir ders yoktu, ama öğretmenimiz resim dersinin içinde kırk yılda bir kere iş olarak bir şeyler yaptırırdı. Benim öğretmenim de bize tatilde ödev verdi, örgü örmesini öğreneceksiniz dedi.
Doğrusunu söylemek gerekirse aslında örgü örmesini zaten biliyordum ama işte ne de olsa henüz 7-8 yaşlarındayız ya, o bakımdan belki örgüyü pek güzel düşüremiyor olabilirim.
Sonunda bendenizin örgü ile cebelleşmemi gören rahmetli babaannem dayanamadı ve aldı eline ipi
zaten işin uzmanıydı bir de torununa yardım etmek olunca döktürdü de döktürdü 
Aşağıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz pembe-beyaz küçük el bezi işte bu maceranın ürünüdür. Fotoğrafa dikkatli bakanlar el farkını görebileceklerdir, o bozuk yayık olan örgü kısmı bendenize ait efendim
kalıp gibi dokunan kısımlar ise sevgili babaannemin elinden çıkmadır.
Allah nur içinde yatırsın...
![[Resim: 3849871654_bfb98bf658_o.jpg]](http://farm3.static.flickr.com/2616/3849871654_bfb98bf658_o.jpg)
Gelelim sarı-siyah el bezlerinin öyküsüne... Efendim onlar da bir başka eğitim kurumunun havasını solumuşlardır
Ayıptır söylemesi üniversite eğitimiyle müşerref olmuşlardır
Okul yıllarında ders aralarında, sınıfta, anfide, ders notlarının arasında kalan iplerin değerlendirilmesi ve boş vaktin hoşça geçirilmesi için gösterilen çabanın naçiz ürünleridir
Efendim örgünüz keyif olsun, günleriniz neşeyle dolsun
Neyse sözü uzatmayayım, efendim bizim zamanımızda öyle el işi dersi filan diye ayrı bir ders yoktu, ama öğretmenimiz resim dersinin içinde kırk yılda bir kere iş olarak bir şeyler yaptırırdı. Benim öğretmenim de bize tatilde ödev verdi, örgü örmesini öğreneceksiniz dedi.
Doğrusunu söylemek gerekirse aslında örgü örmesini zaten biliyordum ama işte ne de olsa henüz 7-8 yaşlarındayız ya, o bakımdan belki örgüyü pek güzel düşüremiyor olabilirim.
Sonunda bendenizin örgü ile cebelleşmemi gören rahmetli babaannem dayanamadı ve aldı eline ipi
zaten işin uzmanıydı bir de torununa yardım etmek olunca döktürdü de döktürdü 
Aşağıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz pembe-beyaz küçük el bezi işte bu maceranın ürünüdür. Fotoğrafa dikkatli bakanlar el farkını görebileceklerdir, o bozuk yayık olan örgü kısmı bendenize ait efendim
kalıp gibi dokunan kısımlar ise sevgili babaannemin elinden çıkmadır.
Allah nur içinde yatırsın...![[Resim: 3849871654_bfb98bf658_o.jpg]](http://farm3.static.flickr.com/2616/3849871654_bfb98bf658_o.jpg)
Gelelim sarı-siyah el bezlerinin öyküsüne... Efendim onlar da bir başka eğitim kurumunun havasını solumuşlardır
Ayıptır söylemesi üniversite eğitimiyle müşerref olmuşlardır
Okul yıllarında ders aralarında, sınıfta, anfide, ders notlarının arasında kalan iplerin değerlendirilmesi ve boş vaktin hoşça geçirilmesi için gösterilen çabanın naçiz ürünleridir
Efendim örgünüz keyif olsun, günleriniz neşeyle dolsun


yapamadığım için diil tabi arasında sakladığım kitaplardan ona sıra gelmemişti
kaç kere basıldığım konusuna hiç gelmeyelim
gizli kitap okumanın zevkini tadamamışın