10.10.2011, 00:24
iki sevgili evlenmeyi düşünüyorlarmıs. Derken bir gün delikanlının yurt dışına gitme mecburiyeti dogmus. Kız gözyaşları içinde kalmış. Onsuz nasil yasayacagini bilemiyormus. O zaman delikanlı cebinden bir yüzük çıkartmış ve demiş ki 'Ben iki yıl sonra dönecegim. Eger döndügüm güne kadar parmagindan bu yüzügü hiç çıkartmazsan beni gerçekten sevdigini anlayacağım ve hemen evlenecegiz.' Genç kız çaresiz kabul etmis. Çocuk gitmis.Kız yüzügü hiç ama hiç çıkartmamıs. Taa ki... Taa ki sevgilisini karşılamaya gittigi güne kadar. O gün rıhtımda durmus kendisine nisanlısını getiren geminin kıyıya yanaşmasını izliyormuş heyecanla. Birden güvertede delikanlıyı görmüş ve Elini cebinden çikartip sallayayim derken,Yüzük parmağından düşmüş, denizin derinliklerinde kaybolup gitmis! Ne yaptiysa, ne söylediyse delikanliyi ikna edememis. Çocuk kızı terk etmis.Kız bir gün hep nisanlısıyla birlikte gittikleri balikciya ugramis. Birde bakmis ki delikanli orada! Hemen yanina yaklasip olanlari anlatmaya çalismis. Delikanli ilk baslarda biraz soguk davrandiysa da sonunda yelkenleri suya indirmis. Uzun ayriligin getirdigi özlemle birbirlerine sarılmıslar. Mutluluk yüzlerinde okunuyormus adeta. Bu olayın şerefine hemen yemek sipariş etmisler. Bir kaç dakika sonra bir tabakta balıkları gelmiş. Istahla çatal bıçağa davranmıslar.
Balığı kestiklerinde içinden ne çıkmıs dersiniz?
Yüzük dediniz değil mi?
Bilemediniz.
KILÇIK TABİKİİİ...